Yasemin Karamıkoğlu, Yasemin Gürcan ve Yasemin Sabuncu… Onlar, “İçimizden Geldi” sosyal sorumluluk projesinin organizatörleri; projenin sac ayağını oluşturan üç Yasemin. “İçimizden Geldi”, yaklaşık dokuz yıl önce örgü örmeyi seven kadınların bir araya gelmesiyle kurulan gönüllü bir topluluk.
Geçtiğimiz günlerde Ankara Örgü Etkinlik Gurubu’nun düzenlediği etkinlikte bu çalışkan kadınlarla tanışıp sohbet etme fırsatı buldum. Emeklilik sonrasında hobilerini çok anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine dönüştüren Yasemin’ler, bugün yaklaşık 500 kadınla birlikte el emeği, göz nuruyla ördükleri örgülerle ve “Hiçbir çocuk üşümesin” mottosuyla üretmeye devam ediyor.
İÇİMİZDEN GELDİ
Böylesine faydalı örgü topluluğunu hayata geçirip başarıyla sürdürdüğünüz için sizleri tebrik ediyorum. Üç Yasemin’in yolları nasıl kesişti? Mesleklerinizi öğrenebilir miyim? Emeklilik öncesinde de örgü örer miydiniz?
9 yıl önce, birbirini hiç tanımayan 20 civarında kadın sosyal medya üzerinden bir araya gelerek birer bebek battaniyesi örüp ihtiyaç sahibi annelere ulaştıralım dediğimizde bu kadar büyüyeceğimizi hiç tahmin etmiyorduk. O ilk 20 kişiden çoğu ayrıldı fakat kalanlar kartopu misali büyüdü ve yardımlaşmanın tadını aldıkça daha da büyük bir hevesle çalışıldı. Zaman içinde üç Yasemin: Yasemin Karamıkoğlu, Yasemin Gürcan ve Yasemin Sabuncu kendimizi işin organizasyonunda bulduk. Tabii ilk günden beri beraber olduğumuz 7-8 arkadaşımız da bu organizasyonda bize çok yardım ediyorlar. Yasemin Karamıkoğlu ve Yasemin Gürcan sağlık sektöründen, Yasemin Sabuncu ise bankacılıktan emekli. Sağlıkçı Yaseminler emeklilik öncesi de örgü örerlerken bankacı Yasemin pek fazla örmüyordu. Artık örüyor. 😄
TÜRKİYE ÇAPINDA BİR EKİBİZ
“Çıplak geldiğimiz bu dünyada hiçbir çocuğun üşümesin.” Diyerek çıktığınız bu yolda, Türkiye’nin birçok ilindeki hastanelerin yenidoğan ünitelerine bebek kiti ulaştırıyorsunuz. Bugüne kadar yaklaşık kaç bebeğe ulaştınız? Ankara dışında size destek veren gönüllüler de var mı?
Aslında belli bir noktadan sonra saymayı bıraktık. Ama tahminimizce bugüne kadar 10.000 civarı bebeğe, 5.000 civarı çocuğa ulaşmışızdır. Gönüllülerimiz sadece Ankara’da değil tabii ki. Giresunlu Annelerimiz, Eskişehir, Ordu Perşembe, Afyon, Çorum, İstanbul gibi illerimizden ören arkadaşlarımız var. Yani, Türkiye çapında bir ekip olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.
“İçimizden Geldi” topluluğunun üyeleriyle zaman zaman bir araya gelip örgü örüyor musunuz?
Tabii ki ekibimizdeki arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya geliyoruz. Çok kalabalık ve neşe içinde geçen toplantılarımız oluyor. Birlikte örgü örüyor; projelerimizden bahsediyoruz.
ÖRGÜLERİNİZİ BİZE ULAŞTIRIN
Evinde kendi imkânlarıyla bebek patiği, yelek, hırka ya da battaniye ören teyzeler, anneanneler ve babaanneler ekibinize katılmak isterlerse nasıl bir yol izlemelerini önerirsiniz?
Evinde örgü ören ve bize katılmak isteyen herkese kapımız açık. Sosyal medya üzerinden bize ulaşabilirler. Profilimizdeki adrese örgülerini ulaştırabilirler. Arzu ederlerse onları WhatsApp grubumuza da ekleyebilir, haberleşmeyi kolaylaştırabiliriz.
Örgü öremeyenlerin, size örgü ipi bağışlayarak katkıda bulunabileceğini, ancak para kabul etmediğinizi söylüyorsunuz. Destek olmak isteyenler örgü iplerini hangi adrese gönderebilirler?
Örgü öremedikleri halde bize yardımcı olmak isteyen destekçilerimiz de yine profilimizde bulunan adrese yün bağışlarını ulaştırabilirler. Önceliğimiz bebe yünleri. Bere, süveter örülebilecek bebeklerimizi ve çocuklarımızı rahatsız etmeyecek tarzda yünler olmalı.
ÖĞRETMEN, DOKTOR VE HEMŞİRELERLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ
Örgülerin yerine ulaşması için hastanelerin yenidoğan servisleri, aile sağlığı merkezinde görev yapan ebe ve hemşireler ile köy okulu öğretmenleriyle iletişim hâlinde olduğunuzu söylüyorsunuz. Örgüler, onların talepleri doğrultusunda mı hazırlanıp kargolanıyor? Kargo ve ambalaj giderlerinizi nasıl karşılıyorsunuz?
Bebek kitlerimizi ebe ya da hemşirelerimize toplu olarak gönderiyoruz. Azaldığı zaman haber veriyorlar; onlara birkaç ay yetecek sayıda tekrar gönderim yapıyoruz. Öğretmenlerimiz ise sene başında öğrenci sayılarını yaş ve cinsiyetlerini liste halinde gönderiyorlar. Biz de bu listeler doğrultusunda hazırlayıp gönderiyoruz. Kargo ve ambalaj gibi masrafları kendi içimizde çözüyoruz.
Size ulaşarak ihtiyaç sahibi olduğunu söyleyen kişilere bireysel yardım da yapıyor musunuz?
Hayır, bireysel yardım yapmıyoruz.
Alzheimer, Parkinson, obsesif bozukluk ve epilepsi hastalarının tedavisinde örgü örmenin olumlu katkıları olduğu hekimler tarafından da ifade ediliyor. Bu hastaların projenize katılım sağlaması süreci nasıl gelişti?
Burada da nörolog doktorlarımız imdadımıza yetişiyorlar. Bu hastalıklarda örgü örmenin sürece olumlu katkısı nedeniyle örmeyi tavsiye ettikleri hastalarının ördüklerini bize bağışlamalarını sağlıyorlar.
LÖSEV ile de ortak projeler yürüttüğünüzü ifade ettiniz. Bu çalışmalarınızdan da bahsedebilir misiniz?
Üç Yasemin’den ikisi aktif LÖSEV gönüllüsü. LÖSEV’in yardım tırları ya da ilkokulları kapsayan inci projesi kapsamında ihtiyaç oldukça bizden bere ya da süveter istiyorlar; seve seve hazırlayıp teslim ediyoruz.
ACİL İHTİYAÇ ANINDA YARDIMA KOŞUYORUZ
İzmir depremi, Kastamonu sel felaketi ve 6 Şubat depreminde yardıma koşmuşsunuz. Hatta Ukrayna-Rusya savaşı sırasında Ukrayna’ya 200 paket göndererek sığınaklarda üşüyen bebeklere de ulaşmışsınız. Acil durumlarda, “İçimizden Geldi” örgü topluluğunu nasıl organize ediyorsunuz?
Doğal afet gibi acil durumlarda çok hızlı hareket edebiliyoruz. Çünkü dönem dönem gelen örgüleri düzenleyip paketleyip hazır tutuyoruz. Böylece ihtiyaç anında hazır paketleri hemen devreye sokabiliyoruz.
UKRAYNA SAVAŞINDA SIĞINAKTAKİ BEBEK ÖRGÜLERİMİZİ GİYDİ

Sevgi ve emekle örülen her çorap, kazak, hırka ve battaniyenin, onları giyen bebekleri sizlerin şefkatli kollarınız gibi sarıp sarmaladığını düşünüyorum. “Sıcacık sevgiye soğuk işlemez.” sözüyle dokunduğunuz hayatlar, sizde pek çok hikâye barındırıyordur. Sizi en çok etkileyen hikâyeyi bizimle paylaşabilir misiniz?
Biz gönderdiğimiz her pakette etkileniyoruz. Her bir örgüyü dualarla, iyi dileklerle paketliyoruz. Ama, sanırım bizi en çok etkileyen Ukrayna savaşında, sığınaktan gelen bebek fotoğrafı ve teşekkür mesajıydı. Bir de 6 Şubat depreminden bir süre sonra yolda karşılaştığımız Anda Eğitim Araştırma Yardımlaşma ve Arama Kurtarma Derneği üyelerinin bebek kitlerimizi depremzede bebeklere elleriyle teslim ettiklerini anlattıkları zaman duygulu anlar yaşadık.
Sizi tanımaktan büyük mutluluk duydum. Umarım “İçimizden Geldi” örgü topluluğu bir çığ gibi büyür ve nice çocuğun içini ısıtır örgüleriniz. Çok teşekkür ediyorum bu çok anlamlı söyleşi için.

