İnsanın Ömrü Allah’ı Bulduğu An Başlar

Muhabbet ehli, mutasavvıf, yazar Çiğdem Okumuşlar’ın, Hayatın Ta Kendisi, Allah’ım Bu Kızı Kim Alacak ve Anneanne Bana Gerçek Hayat Hikâyesi Anlat adlı üç kitabı bulunuyor. İnstagramdaki canlı yayınlarında, derin bilgiler içeren, ders niteliğinde tasavvuf sohbetleri gerçekleştiriyor.

Yirmi yedi yıl boyunca öğrencisi olduğu mutasavvıf, şair ve bestekâr Mehmet Rasim Mutlu’nun—talebelerinin “Mutlu Baba” diye hitap ettiği—ilahileriyle yayınlarına başlıyor. Yaşanmış olaylardan verdiği örneklerle ve etkileyici anlatımıyla bizi kendimize getiriyor.

Efendim hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sizi bu röportajla tanıyacak olanlara kendinizi anlatmak ister misiniz? Küçük Çiğdem nasıl bir ailede, nasıl bir çevrede doğdu ve büyüdü?

 Küçük bir ailede. Daha doğrusu devrik bir ailede sorunlar içinde doğdu.

Çok sevgili Mukaddes Pekin Başdil ile olan canlı yayınınızı YouTube kanalından izlediğimde, sizin hayat bilgeliğinizden çok etkilendim. Geçtiğiniz yolları, deneyimlerinizi, hocanızın ilahilerine getirdiğiniz yorumları not alarak dinledim. “İnsanın ömrü doğduğu an değil, Allah’ı bulduğu an başlar,” sözünü sık sık dile getiriyorsunuz. Sizin kırılma noktanız, “O’nu bulduğunuz an” hayatınızda ne zaman gerçekleşti? 

Bu dünyada en büyük şans bir güzel derin öğretmene sahip olmaktır. Bunu da karşınıza çıkaracak olan Allah (c.c) annemi aldı, o öğretmeni verdi. Çünkü Allah’ın alması yoktur, vermesi vardır. O bir şeyi aldı mı daha iyisini verir ya da değiştirir. Öğretmeni tanıdığım gün ilk cümlesinde Allah’ı buldum. “Hayatın Ta Kendisi” kitabımda bu konu geniş bir şekilde açıklanmıştır. Ona istinaden: “İnsanın ömrü doğduğu an değil, Allah’ı bulduğu an başlar” diyorum.

BİLGENİN KANITI HEP MUTLU OLMAKTIR 

Bir sohbetinizde dile getirdiğiniz, “Bilgenin kanıtı hep mutlu olandır; espriyi çözmüştür,” sözünü çok sevdim. Mutlu ve huzurlu insana deli gözüyle bakılan bir toplumda yaşıyoruz artık maalesef. Bu sözün içindeki derin anlamı açabilir misiniz? 

Evet, bilgenin kanıtı hep mutlu olmaktır. Daha doğrusu tatmin ve doyum içinde. Bilge Allah’ın bizimle olduğunu bilendir, olandır. O bilir ki KAF Dağı yoktur ama GAF dağı vardır. O da Allah’ı unutmaktır. Ondan ümit kesmektir. O müteâl varlıkla hemhal içte olan Bilgedir.

Dinin güzel ahlâk olduğunu söyleyen bir Peygamber Efendimiz olmasına rağmen, nasıl oluyor da hem Müslüman olup hem de yoldan bu kadar sapılabiliyor? 

Herkes hayatının baş rol oyuncusudur. Kendini figüranda görürsen, filmin tümündeki manayı kaçırırsın. Nasreddin Hoca’ya kıyameti soruyorlar. Hanım ölünce küçük kıyamet, ben ölünce büyük kıyamet diyor. Suçları ikişer ikişer işlesek de cezasını teker teker çekeceğiz.

Öğretmenimin çok güzel veciz bir sözü var diyor ki: “Şu açık gözün kaderine bak. Geçici dünyaya gözünü açar da bekâya kapatır.” O, hakikatin zevkine varamadan gidecektir. Esas kul hakkı budur. Doksan yaşında ölüp, dokuz yaş idrakiyle gitmek.

HİÇBİR ŞEYİ HOR GÖRMEYEN GÖZ, ALLAH’A AÇILIR

Tasavvufun hoşgörü, aşk ve birlik mesajını evrensel bir dille dünyaya duyuran Mutlu Baba’nın öğrencisi olarak siz, toplumumuzun her fırsatta ayrıştırılmaya çalışılması hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Tevhit Allah’tan, ayrım şeytandandır.

Ruhun yüce tevhit haline GÖNÜL denir. Gönül ehli ol!

Ben Allah’ı severim çok kolay söylenen söz, Allah sevgisinin ispatı insanları sevmektir.

Ayrı gören ayrı kalır. Hor görme. Hor gördüğüne muhtaç olursun. Hiçbir şeyi hor görmeyen göz, Allah’a açılır.

İYİ NİYETLİNİN ATTIĞI HER ADIM İBADETTİR 

“Tasavvuf Pınarından Mutlu Damlalar, Kalden Hâle, Ondan Ona” Mutlu Baba’nın öğretilerinin yer aldığı eserler bu saydıklarım bildiğiniz üzere. Bu eserler bize “Yaradan’a layık bir kul olmak için nasıl bir hâlde olmalıyız?” kapsamında öğretiler mi sunuyor? 

Bakış açısı sunuyor. Senin içindeki yüce insanı ortaya çıkarmaya çalışıyor. İlhami sezgisel derinlikle. Halk edilmenin esrarı, Hâlık’ı bilmendendir diyerek.

Herkes hayatının başrolünde. Peki, rolümüz en iyi şekilde icra etmek için nasıl bir yol izlemeliyiz? Kulağımıza küpe etmemiz gereken en önemli üç hususu sayabilir misiniz?

1- Ruh güçlüdür. Ruhun gücünü acı ve darbeler ortaya çıkarır.

2- Şems’in dizelerde “Dinle Celaleddin” diye seslendiği Zülcelâli Velikram’dır. Zülcelâli Velikram, kime celali baktıysa o ikrama uğrar; evliya olur.

3- Planı Allah yapar, merak etme hiç. İyi niyetli ol yeter ki.  Zira iyi niyetlinin attığı her adım ibadettir.

NEFSİN DAĞINI DELEN HAKİKAT ŞİRİNİNE KAVUŞUR

Çokluktaki “bir”i görmeyi, içindeki kibri ve “ben”i eritmeyi, tevazu sahibi olmayı, “Ben yokum, O var” diyebilmeyi başaran bir mutasavvuf olarak tüm bunları yapabilmek için bize vereceğiniz tavsiyeler neler olur? 

Özüne varmanın ilk adımı tevazudur. Öz tevazu sahibinde parıldar. Allah’ın gönle sığmasının yani oradan seslenmesinin sebebi, gönülde “benlik” olmamasındandır. Zira içinde BEN olan her şey cehalettir. Nefsin dağını delen Hakikat Şirinine kavuşur.

ÖLMEK YOKTUR, OLMAK VARDIR

Tesettürün insanın sadece saçlarını kapatmasıyla alakalı olmadığını düşünenlerdenim efendim. Beni mazur görürseniz bir hususu sormak istiyorum. “Peki neden tesettürlü değilsiniz, başınızı örtmüyorsunuz?” sorusuyla karşılaştığınızda nasıl cevap veriyorsunuz? 

Herkese saygı sevgim sonsuzdur. “Sevgi imandır” denecek kadar imana paraleldir. Sevgin ne kadarsa imanında o kadar! Yüceler yücesi Rabbimiz. O alemlerin yönetici kayyum olan eşsiz yaratıcı şöyle sesleniyor biricik kitabı Kur’anı Kerim’de: Birbirinizi sevmediğiniz sürece İMAN etmiş sayılmazsınız.  Öyle sorular pek gelmiyor. Çünkü Ben-i Âdem yoktur; ben-i idrak vardır. O derin bakışa sahip kardeşlerimiz de biliyorlar ki tencere yenmez, tencerenin içindeki yenir.

Bu dünyaya biz boşuna gelmedik, iz bırakmaya geldik. Bu dünyada diğer canlılardan farkımız bu! Bakın Asr süresi 3 ayettir şöyle diyor Allah (c.c): Asra yemin olsun ki insan ziyandadır. Ancak hayrı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.

Muhammed Mustafa (s.av) Anı başa taç eyledi de onun için MİR’AC eyledi.  Allah’ta hak, emek zayi olmaz. O fareyi kuş yuvasına, kuşu da fare yuvasına koymaz. Yola devam.

Biz sonsuzluğun ölümsüzlüğün güzellikleriyiz. Ölmek yoktur, olmak vardır. Sevgili çağırdı da kim gitmedi? Ne alemler bizi bekliyor.

Sizden duyduğum harika bir dua ile söyleşimizi bitirmek istedim. “ Ya Rabbim bana/ bizlere vermiş olduğun potansiyeli /kapasiteyi ortaya çıkarmamıza yardım et. Mahcup gelmek istemiyoruz; bu dünya Cennetini de yaşat Ya Rabbim. Amin.” Bu güzel dua gibi başka hangi duaları etmemizi önerirsiniz? Sizin dilinizden düşmeyen dua hangisidir?
Bütün mesele mahcup gitmeme meselesi.
Rahmâni dilek yerde kalmaz iste vereyim. “Senden gayret, benden lütuf ve bereket,” der Allah.
Bismillahirrahmanirrahim
Ya ilahil alemin Ferdun,  Hayyun Hakimun, Hakemun, Adlun Kuddusun iyyakena’budu ve iyya kenastain ANCAK SANA KULLUK EDERİZ VE YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ. Kazayı belayı derdi kederi illeti musibeti def’i ref eyle, hayırlı uzun ömürler hayırlı kazançlar lütfu ihsan eyle zulmetimizi nura,  cehlimizi ilmi irfana, taklidimizi tahkike, kal’imizi hal’e havai  hevesimizi ALLAHI-U BES BAKÎ HEVESE tebdiline terfiine idrakine erdir ya Rabbi .
Ya  Hayyum, Ya Kayyum, Ya Rahim Hasbin Allahu venimel vekil; La İlaheİllallah  ya Rabbim bizlere vermiş olduğun kapasiteyi potansiyeli ortaya çıkartmamıza yardım et mahcup gelmek istemiyoruz bu dünya cennetini de yaşat.
Amin
Asıl dua sığınmadır!
Duanın etkisi şöylede anlatılabilir. Bir Hakim olaya şahit olsa da delilsiz karar veremez. Allah her şeyi görür, ama hüküm vermek için delil ister. Dua dilekçedir, delil de iyi niyet !
İyi niyet devamlı duadır! Kötü niyet duâsız kalmaktır !
İyi niyetlinin attığı her adım duadır.
Gönül zaman ve mekana göre değil, zaman ve mekan gönle göre yön tutar.
Kader denilen olguda budur, her an karşımıza iki kapı çıkacak, sen hangisini seçiyorsan osun seçimlerimiz bizi biz yapar Çünkü Cüzi irade verdi Cenab-I Allah imtihan dünyası denilen  gerçek erdemli olanı Rahmani olanı seçmeliyiz.
Karakterimiz Kaderimizdir .

Yorumun benim için değerli

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz