Tümü

    Banu ve Defne Daha Mutlu Bir Ülke İçin “Birlikte Geleceğiz” Diyorlar

    Birlikte Geleceğiz Projesi

    Sürdürülebilir Destek Projesi “Birlikte Geleceğiz” için yola çıkan iki kadın, iki anne, iki arkadaş onlar; eğitim danışmanı ve yazar Banu Özkan Tozluyurt ve çocuk kitapları yazarı Defne Ongun Müminoğlu.

    Türkiye’nin farklı bölgelerindeki güçlü, kendi ayakları üzerinde duran kadınlar ve o kadınların hayal kurmaktan korkmayan, donanımlı pırıl pırıl çocukları için yola çıktılar. “Bilgi ve kültürel gelişim en büyük güçtür” diyerek köylere koşarak gidiyorlar. İlk durakları Mersin’in Kocayer Köyü ikinci durakları ise; Mardin, Midyat ile Batman sınırındaki Gercüş oldu.

    Sizinle gurur duyuyorum ve arkadaşım olduğunuz için kendimi çok şanslı hissediyorum Banucum, Defneciğim. Beni de çok heyecanlandıran bu proje nasıl doğdu, Defne ve Banu nasıl düştü köy yollarına? 

    Banu Özkan Tozluyurt: Fatmacığım sen çok yakından biliyorsun zaten, uzun zamandır kadınlarla ilgili projeler yapıyorum. Kadınların potansiyellerinin farkına varmaları ve daha çok istihdama, eğitime katılmaları için çalışıyor, seminerler veriyorum. Defne de aynı şekilde çocuklara yönelik çalışmalar yapıyor. Onların okuma alışkanlığı kazanması, kültürel anlamda daha donanımlı olması için harika çalışmaları var. Biz uzun zamandır arkadaşız ve birbirimizi de zaman zaman belli konularda zaten destekliyorduk. Bir kahve sohbeti sırasında NEDEN GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMİYORUZ dedik ve işte BİRLİKTE GELECEĞİZ projesi böyle doğdu. Bilmem Defne’nin ekleyecekleri olur mu?

    Defne Ongun Müminoğlu : Çok güzel anlatmışsın Banucum

    MUTLU NESİLLER İÇİN MUTLU EBEVEYNLER GEREKİYOR 

    Köy Okulları-Birlikte Geleceğiz

    Sizin hedeflediğiniz “Mutlu bir Dünya, mutlu bir Ülke mutlu bir Köy” bunun gerçek olması mümkün mü? 

    B: Mutlu bir dünya, mutlu bir ülke, mutlu bir köy için daha da aşağıya doğru inmek gerek, yani mutlu bir aile ve ondan da önemlisi mutlu bireyler. Bir aile içinde anne baba ne kadar sağlıklı, mutlu olursa bu çocuklara mutlaka yansıyor. Demek istediğim, mutlu nesiller için mutlu ebeveynler gerekiyor. Bunun gerçek olması mümkün mü sorusunun cevabı çok rahatlatıcı olmayabilir kimisine göre. Kolay değil çünkü, çok çabuk da olması beklenemez ama bugünden bir şeyler yaparsak, herkes kendi sorumluluğunu alır ve elini taşın altına sokarsa neden mümkün olmasın. Sadece kaderci ve kurban yaklaşımından sıyrılıp, ben ne yapabilirimi sormak gerek kendimize. Değişim dışarıdan içeriye değil, içeriden dışarıya olur. Nasıl bir dünya istiyorsak öyle bireyler olmalıyız önce.

    D: Hayat bizlere her zaman önümüze aşılması gereken engeller koyacaktır. Peki bu engellerle karşılaşınca ne yapacağız? Nasıl bir yaklaşım içerisinde olacağız? Pes mi diyeceğiz yoksa çözüm yolları mı arayacağız? Kendimizi yenilgiye mahkum mu edeceğiz yoksa yaşanandan kendimize bir öğreti çıkarıp daha da kuvvetli olarak yola devam mı edeceğiz? Bu, hepimiz için geçerli bir durum. “Mutlu olmak” için temel mutluluklara odaklanmak yeterli aslında. Tabii ki sağlık en başta. Onun sonrasında eğitim, donanım, kendi kendine yetebilme, hayal kurabilme ve hayalinin peşinden gidebilme… Biz işte bu yolda bir ışık olabilmeyi umut ediyoruz.

    KİTAPLAR ÇOCUKLARIN EĞLENMELERİNE VESİLE OLUYOR

    Türkiye’nin farklı köşelerinde köy okullarındaki çocuklara kitap kültürünü aşılamak ve onlara bilmedikleri dünyaların kapısını açmak için kitaplarınızı ulaştırıyorsunuz. Onlarla yüz yüze geldiğinizde neler oluyor? Çocuklar en çok hangi soruyu soruyorlar size? Birlikte Geleceğiz Projesi

    D: Çocuklarla sohbetimiz bitemiyor. Tek bir soru değil, bin soru soruyorlar. Öyle heyecanlı, öyle meraklı ve öyle tatlılar ki… Sınıflardan çıkamıyorum. Gün biter bizim sohbetler bitmez. Bizleri çok merak ediyorlar aslında. Yani kitaplardan önce bizi tanımak istiyorlar. Biz kimiz, nerede, nasıl bir yerde yaşıyoruz. Çocuğumuz var mı? O ne yapıyor? Kedimiz köpeğimiz var mı? Bu tatlı sohbetler onların da bize kendilerini açmalarına vesile oluyor. Bu sefer onlar kendilerini tanıtıyorlar. Bu sohbetler okul koridorunda, sınıfta veya bahçede olabiliyor.

    Kitaplarla ilgili olarak karakterleri tanımayı, kendilerinden bir parça bulmayı çok seviyorlar. Olan olayların bazılarını yaşamış olabiliyorlar veya hayatlarında ilk defa gördükleri şeyler olabiliyor. Kitaplar ufuk açmada, fikir vermede, yol göstermede fayda sağlarken, eğlenmelerine de vesile oluyor.

    Genelde iki gün boyunca okulda oluyoruz. İlk gün merakla bahçede etrafımızı saran çocuklar, ikinci gün kendilerine hediye edilen kitapları nasıl da okuduklarını anlatmak için veya akıllarına takılan bir soru varsa onu sormak için koşarak yanımıza geliyorlar.

    Bazen de sınıfta kitaplardan yola çıkarak yaptığımız bir aktivitenin devamını bize göstermek için peşimizde olabiliyorlar. Öyle büyük bir enerji ve öyle büyük bir mutluluk ki… Orada olmak lazım.    

    Köylerde herkesi kapsayacak kültürel bir gelişme sağlamak, kadın, erkek birlikte olursa mümkün. Kadınların farkındalığını artırmak amacıyla cinsiyet eşitliği, kadının ekonomik gücü kazanmasının neden önemli olduğu konusunda verdiğiniz eğitimlere bu kadınların kocalarının da katılmasını sağlayabildiniz mi?

    B: Şu ana kadar 4 ihtiyaçlı bölgeye gittik. İlk gittiğimiz Mersin, Kocayer Köyü’nde köyün muhtarı, okul müdürü, bazı kadınların eşleri sohbetimize katıldı. Çok da güzel katkılar yaptılar. Batman Gercüş’te kadınların seminere gelmesi için kocalar evde çocuk baktı 😊 Henüz yavaş yavaş alışıyorlar bu tip etkinliklere.

    ANNELER ÇOCUKLARINI DAHA SAĞLIKLI YETİŞTİRMEK İÇİN SEMİNERİMİZE GELİYOR 

    Şimdiye kadar gittiğiniz yerlerde ilginç hikayelerle karşılaşmışsınızdır eminim. Sizi çok etkileyen bir kaç hikayeyi bizimle paylaşabilir misiniz?

    Defne Ongun Müminoğlu, Banu Özkan Tozluyurt

    B: İzmir Yamanlar mahallesinde kadınlarla regl olmayı konuşurken, bir kadının ilk regl olduğunda bunu bir yıl ailesi dahil herkesten sakladığını, utanç duyduğunu, ayıp ve yanlış olduğuna inanıldığı için söylemekten çekindiğini ve ne zor günler geçirdiğini anlatması çok dokundu bana. Çok ama çok zor şartlarda yetişen bu annelerin çocuklarını daha sağlıklı yetiştirmek için bizim seminerimize gelmeleri de çok umut verici. Niğde’de bir anne kızının üniversite okuması için uzak şehre gitmesini istemiyordu. Kız başına oralarda ne yapar, otursun burada okusun, zaten evlenecek yaklaşımı, seminerin ertesi günü “benim kızım tek başına da yapar, nerede ne okumak istiyorsa sonuna kadar arkasındayım” sözlerine döndü.

     

    HER ÇOCUĞUN RAHATLIKLA İSTEDİĞİNİ DİLE GETİRDİĞİ BİR ORTAM

    D: Mersin Kocayer Köyü’nde ana okul ve ilkokul ile sınıf bazlı buluşma planlanmıştı. Saatler sürdü. Yorgun ama mutlu şekilde okuldan çıkarken bu sefer  ortaokul öğrencileri etrafımı sardı. Onların sınıflarına gitmeye vakit kalmamıştı ama kitaplarını imzalamamı istediler. Bizimle okula gelen, bizlere eşlik eden Mezitli Belediyesi yetkililerini bekletmek pahasına yarı ayakta yarı duvara “tüneyerek” tüm ortaokulun elindeki Çılgın Sörfçüler kitaplarımı imzalarken yapılan sohbetleri unutamıyorum. Kitabı nasıl sevdiklerinden,  sonunun nasıl da şaşırtıcı bittiğine, onca kitabı imzalarken elimin yorulup yorulmadığına kadar geniş bir yelpazede her çocuğun rahatlıkla istediğini dile getirdiği bir ortamdı. Hiç bitmesin istediğim anlardandı.

    DESTEK OLMAK İSTEYENLER HAYAL ORTAĞIMIZ OLABİLİR

    Bu proje çerçevesinde “Bize de gelin!” diyen köyler ve köy okulları olursa size nasıl ulaşabilirler? Bu röportajı okuyup da projeye kurumsal ya da kişisel bazda destek olmak isteyenlere ne söylemek istersiniz?

    B: Bize çok ulaşan oluyor. “Biz ne yapabiliriz” ya da “bize de gelin” ihtiyaçları kapsamında. Bize de gelin diyen yerlerin özellikle ihtiyaçlı bölge olmasına özen gösteriyoruz. Alım gücü düşük, kitaba ulaşamayan, taşımalı sisteme dahil olan, kadınların aktif olarak çalışmadığı ve biraz daha erkek egemen bölgelerde yapacak çok şey olduğu için bunlara dikkat ediyoruz. Bölge, şehir hiç fark etmiyor bizim için. Bireysel destek vermek isteyenler olursa, bizim konaklama, ulaşım ve kitap masrafımız oluyor. Bu konuda hayal ortağımız olabilirler. Kurumsal olarak da yine aynı şekilde harcamalarımızı üstlenebilir ya da kurum kendi alanında ürettiği/sattığı/tedarik ettiği ürünleri bu bölgelere bağış olarak gönderebilir. Örneğin yazıcı alanında bir firma geçtiğimiz günlerde daha önce gittiğimiz bir okula fotokopi makinası bağışladı.

    D: İhtiyaçlı okullar bizimle irtibata geçtiklerinde hemen programımıza bakıp, eğer bir sonraki ay gidemeyeceksek listemize ekliyoruz. Yalnız okulun her kademesinin bu buluşmayı istemesi önemli. Örneğin öğretmen isterken müdür tereddüt ediyorsa gidemiyoruz. Veya farklı bir mertebeden izin alınması gerekiyorsa bunu çözmüş olmalarını bekliyoruz. Bizimle Instagram üzerinden @birliktegelecegizdestekprojesi hesabından veya bizlere birliktegelecegizprojesi@gmail.com adresine mail atarak ulaşabilirler.

    Yolunuz açık olsun, bu uzun soluklu projenizde gidilmedik köy, yüreğine dokunmadığınız çocuk kalmaz.

    ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ

    Yorumun benim için değerli

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.