Tümü

    Şiirlerle Mektuplarla Bir İç döküş

    Nesrin Ayvaz ile Bi’Arkadaşın Başına Gelmiş kitabının lansmanında tanışmış, sohbet etmiştik yıllar önce. Onun güler yüzü ve yumuşacık ses tonu kaldı hafızamda. İçinde şiirler ve mektupların yer aldığı “İç Döküşlerimin İzinde” kitabını okuduğumda, kitap isminin çok yakıştığını düşündüm. Yazarın kızlarına, torunlarına ve damadına gönderdiği bir mektup adeta bu kitap. Kayıplardan, ayrılıklardan, hayatın engebeli yollarından bu güne taşınanlar dökülmüş hüzünlü şiirlerin mısralarına.

    Ya yaşam insanı taşır ya insan taşır yaşamı
    Kimi kendi geçmişinin kaptanı, kimiyse giden geminin yolcusu.
    Bazısı gelen yolcuyu bekleyen özlem vurgunu

    Nesrin Ayvaz’ın Rize’de başlayan hayat yolculuğunda hangi duraklar oldu? Şu anda hayatının hangi döneminde hangi istasyonunda hissediyorsun kendini?

    Rize‘de başlayan hayat yolculuğumun durakları; çocukluğumun utangaç, masum ve meraklı günleri, öğrenciliğimin gelişme ve öğrenme çağı, gençlik yıllarımın hayat ekranına yansıyan solgun renkleri, iş hayatımın gururla süslenen coşkusu ve anneliğimin yeni bir cana hissettiği tarifsiz duyguları ve sorumluluğu diye söyleyebilirim.

    Şu anda hayatımın olgunluk dönemindeyim. Ertelediğim birçok şeyi yapabilmenin gücü, gönlümü besleyen şiirlerimi yazmanın ve üretmenin mutluluğu ile etrafıma bu duyguları hissettirdiğim evredeyim.

    ŞİİRLER GÖNLÜMÜ BESLİYOR

    Nesrin’in bir günü nasıl geçiyor, gün içerisinde yalnız kendin için vakit ayırdığın özel bir şeyi bizimle paylaşır mısın?

    Hayran olduğum Datça’da güne doğayla iç içe küçük pati dostlarımla başlıyorum. Datça’da aramıza katılan minik Viki (evde ki pati kızım) ile ilgilenmek onun büyümesini izlemek en büyük terapim. Mevsimine göre hobi bahçe işleri ve çiçek düzenlemeleri ile meşgul olarak üretkenliğimi artırıyorum. Yemek yapmayı çok sevdiğim için denemeler uyguluyorum. Hayatın güzelliklerini an be an yaşıyorum. Gerçek anlamda hikayesi olan filmleri izlemekten hoşlanıyorum. Kendimle baş başa kaldığımda meditasyon ve bazı ritüellerimi yapıyorum.

    En son kime mektup yazmıştın? e-mail değil de postaneye gidip, pul yapıştırıp gönderdiğimiz klasik mektuplardan.

    2002 YILINDAN 2023 YILINA MEKTUP

    PTT ve Telekom‘da çalışıp emekli olan benim için çok güzel bir hatırlatma oldu. O günlere dair anılarım tazelendi. İnternetin olmadığı yıllarda mektup yazmak benim için her bakımdan önemli bir iletişim aracı olmuştur.

    En son PTT tarafından 2002 yılında  “2023’e Cumhuriyetimizin 100. Yılına Mektup Kampanyası” düzenlenmişti. Bende o dönem kızlarıma mektup yazmıştım.

    O kampanyaya babam da mektup göndermiş. Öyle mutlu olup duygulandık ki, mektup elimize ulaşınca, 2016 yılında kaybetmiştik babamı.

    ŞİİR İÇSEL YOLCULUĞUMUN SESİ

    Nesrin’in hayatında şiirin önemine değinebilir misin? Duygu ve düşüncelerini şiirle anlatabildiğini ne zaman keşfettin?

    Edebiyata olan ilgim öğrencilik yıllarım dayanıyor. Törenlerde şiir okuyan bir öğrenci olduğum için şiire yakınlaşmam, dünyaya farklı bakmamı tüm duygu geçişlerini hissetmemi sağladı. Şiirin benimle bütünlük sağladığına inanıyorum. Ayrıca şiiri içsel yolculuğumun sesi diye özetleyebilirim.

    1995 yılı, abimi elim bir deniz kazasında sonsuzluğa uğurladığım dönemdi…
    Yasımı, içimdeki o kor ateşi ve duygusal tepkilerimi şiirlere döküyordum.

    Zor olsa gerek genç yaşta bir kayıp yaşamak. Başınız sağ olsun.

    Küçük yaşlarda yaşadığın kayıplar ve sıkıntılar seni nasıl bir kadın yaptı? Acılardan güçlenerek çıkanlardan mısın, yoksa kurban psikolojisini atlatamayanlardan mı?

    Hayatımın hiç bir evresinde kurban psikolojisine girmedim. Yaşam denizinde payıma düşen her şeyden ders alarak ilerlemeyi, yaşadığım kayıpların ve her acının zaman içinde bir öğreti taşıdığını, bunun beni hedef ve amaçlarıma daha da güçlenerek ilerlettiğini öğrendim.
    Cesaretimi kaybetmeden hayatın en güzel resmine doğru yürümeye devam ediyorum…

    Geçmişin izlerini ve içinin sızısını hafifletmek için uyguladığın bir formül var mı?

    Yaşanan olumlu-olumsuz durumları, o gün hissettiğim duygu ve düşüncelerimin izinde günlüğüme yazıyorum. Buna ek olarak güzel anılarımı hatırlayarak, inanç duygularımın devreye girmesiyle tüm olumsuz durumları meditasyon yaparak uzaklaştırıyorum.

    GÜN DOĞMADAN NELER DOĞAR

    “Gün doğmadan neler doğar” desem, aklına ilk hangi anı gelir?

    Bu söz bana babamı hatırlatır. Çaresiz hislerinin  ağır geldiği zamanlarda kuvvetle sarılıp inandığı umut cümlesiydi, “Gün doğmadan neler doğar” atasözü. Tatlı tatlı inanarak söylediği o anları özlüyor ve biricik babamı rahmetle anıyorum.

    Şiirlerini okuyunca hep bir hüzün hissettim, hüzünlü ve içe dönük bir kadın mı Nesrin? Sen kendini nasıl bir sıfatla tanımlarsın? Örneğin; sakin, neşeli, huzurlu, sinirli, tez canlı, esprili vb.

    İçe dönük diyemeyiz aksine dışa dönük biriyimdir. Hayatın iniş çıkışları, gelmiş geçmiş anılar ve hayal kırıklıklarımı şiirlerime yansıttığım doğrudur. Çok sabırlı ve özünde sakin, bağımsız olmayı seven bir kadın olarak tanımlarım kendimi.

    DATÇA’NIN BÜYÜLEYİCİ SAKİNLİĞİ

    İçinde umut tomurcukları açtırmayı başaran bir anı paylaşmak ister misin?

    Seve seve.. Yine radikal kararlarımdan olan Konya’dan Datça’ya yerleşme isteğim, bunu başarmam. O büyüleyici sakinliğe uyum sağlamam, çocuksu duygularla özgürce sahille buluşmam ve değişimi sağlıkla yaşadığım bu yer, önce şiirlerimin beni sarmasını sağladı sonrada buradan doğan umudu ben şiirlerimle büyütmeye beslemeye başladım.

    Kızlarına bıraktığın en güzel öğreti nedir sence, seni düşündüklerinde akıllarına ne gelsin istersin?

    Her sorunun üstesinden gelebilmeyi başaran, yalın, kendine güvenen ve aldığı kararları uygulayan, değişimi seven mütevazı birey olmaları. Beni düşündüklerinde cesur ve onları çok seven anneleri olduğunu  hatırlamalarını isterim.

    Anneanne Nesrin nasıldır, torunlarınla neler yapmayı seversin?

    Tatlı, uyumlu, onlarla çocuklaşan, çözüm bulan, yaratıcılık etkinliklerine yardımcı olan, sürekli yemek yedirmeyi seven, sırdaş olan bir anneanneyim.

    Birlikte resim yapmak, mandala boyamak, beş taş oynamak, kitap okumak lezzet dolu kurabiye, kekler, pastalar, yapmak ve sohbetler vazgeçilmezlerimiz arasında.

    Hayatına şöyle bir baktığında “keşke”ler mi, “iyi ki”ler mi daha fazla?

    Bu soruyu şöyle yanıtlayabilirim benim de hayatım da “keşke” lerim var.
    Bunları bertaraf etmeyi başardım. İyi kilerim fazla diyorum, yaşamımın daha güzel şekillendiğini görmek beni mutlu ediyor. Geçmişi düzeltme şansımın olmadığını idrak etmem iyi kilerimin farkında olmamı daha çok sağladı.

    Bugünlerde yeni bir kitap projesi var mı üzerinde çalıştığın?

    Evet var ana hatlarıyla taslak oluşturma ve fikir geliştirme aşamasında olan henüz rutine bağlamadığım “küçük hikayeler ve şiirlerden” oluşacak kitap yazma çalışmam mevcut.

    Çok teşekkür ediyorum sorularıma vakit ayırıp cevapladığın için Nesrinciğim. Seni tanıdığım için çok mutluyum. Kitabının yolu açık olsun.

    Özenle hazırladığın bu güzel sorular için teşekkür ederim. İlgi alanımızın örtüştüğü bir alanda buluşmak çok hoş. Seni tanıdığım için mutluyum.

    Güzellik ve sevgi biriktirmemiz dileğimle.. Sanat ve Işıkla…Bi’Arkadaşın Başına Gelmiş Kitabı Lansmanından- 2018/İstanbul

    1 Yorum

    1. Seni tanımak ve en önemli ortak noktamız yazmak olunca yolculuklar bu alana evriliyor…
      Blog sayfanda bana yer vermen büyük onur hayranlıkla takip ettiğim çok yönlü yetenekli bir kalbe konuk olmak ise ayrı gurur…

      Sonsuzluk yolculuğunda anılar biriktirmek dileğimle teşekkür ediyor.Candan kutluyorum.

    Yorumun benim için değerli

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.