Tümü

    Ayşe Kulin’e Bir Taksiii!

    “Hiçbir şeyden çekmedim taksilerden çektiğim kadar” diyor Ayşe Kulin. Elindeki romanı askıya alıyor ve doksanlı yıllardan itibaren İstanbul taksilerinde başına gelenleri kitaplaştırma kararı alıyor.

    Everest Yayınlarından çıkan “Taksiii” kitabı 2021’in son ayında okurlarıyla buluştu. 

    2×40 yıldır dost Betin ve Ayşe Kulin

    İstanbul Büyükşehir Belediye’nin beş bin yeni taksi teklifinin 10. kez reddedilmesini gazetede okuyunca karar vermişsiniz bu kitabı yazmaya. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu geçenlerde yaptığı açıklama ile atıl durumdaki araçları geri dönüştürerek İstanbul’a bin yeni taksi kazandıracaklarını söyledi. Gözünüz aydın mı demeliyim?

    Yetmez Ama Evetçi’lerle beni sakın karıştırmayın, yine de: Yetmez Ama Evet! 

    Kitabın içindeki çizimleri çok beğendim. Anılarınız bu çizimlerle birleşince tamamen canlandı zihnimde, çizimler kime ait acaba? Tüm bu anıları yazarken tekrar o ruh durumuna girip sinirlendiniz mi? 

    Çizimleri yapan, adının açıklanmasını istemeyen ve bu işi hatır için yapmış bir sanatçı. Gerçekten de çizimleriyle çok değerlendirdi kitabı. Ben kitabı yazarken, olayları yaşarken ki ruh halime girip sinirlenmedim, aksine çok eğlendim. On gün içinde keyifle yazdım.

    LONDRA’DA HİÇBİR SÜRÜCÜ “BEN KARŞI YAKANIN ŞOFÖRÜYÜM” DİYEMEZ!

    Ne çekmişsiniz taksicilerden öyle! Yurtdışındaki taksi sürücüleri ile İstanbul’dakilerin arasında en büyük fark nedir sizce? 

    Yurt dışında en çok İngiltere taksi tecrübem var. Londra’da Üniversiteye gittim, evlilik hayatımın ilk yılları orada geçti iki oğlum orada doğdu. İyi bildiğim için ukalalık edebiliyorum, Londra gibi devasa bir şehirde taksi sürücüsü olmak isteyen birini standart testlerden geçirdikten sonra, bir bisiklet üzerinde günlerce hatta aylarca tüm mahallelerde gezdirirler. Görmediği bilmediği tek bir semt kalmaz. Yanına da Londra’da mevcut tüm adreslerin yazılı olduğu kalın bir kılavuz kitap verirler.

    Müşteri bindiğinde verdiği adresi hatırlayamıyorsa, kitaba bakar, yerini öğrenir. Sürücüler hiçbir yolcuya adresi bilmediğini söyleyemez, oysa Londra da İstanbul gibi Thames nehrinin iki ayrı yaka oluşturduğu, bol köprülü bir şehirdir. Hiçbir sürücü ben karşı yakanın şoförüyüm, diyemez! Hiçbir kimse eğitimini, bisiklet üstündeki sürecini doldurmadan şoför olamaz.

    KOLAY TAKSİ BULMAK İÇİN BAŞKA SEMTE TAŞINDIK 

    Sanırım Dünyanın hiç bir yerinde, hiç kimse kolay taksi bulmak için başka semte taşınmıyordur değil mi? 

    Valla biz taşındık, işte!  Hem taksi bulamıyorduk hem de park yeri. Arabamızı cebimize de sokamayacağımıza göre, arabamız için park yeri olan bir binaya ve taksi kolay bulunur diye yanlış bir düşünceye kapılarak caddeye yakın bir semte gittik. Neyse ki toplu taşımaya kolay ulaşılıyordu, pişman olmadık. 

    İstanbul’da taksi sürücülerinin kötü muamelesini şikayet edebileceğiniz bir merci bulunmuyor mu? Yaptıklarının yanlarına kar kalması akla ziyan değil mi? 

    Öyle bir merci olduğunu geç olsa da öğrendim ama bu kitaptan sonra taksiciler derneği duraklara resmimi gönderip bu kadını arabanıza almayın diye uyarmamışsa, binecek taksi bulduğumda kötü muamele görürsem, baş vururum kesin. 

    İlahi çok hoşsunuz… 

    Saygılı, dürüst mesleğini hakkıyla, edebiyle, namusuyla yapan çilekeş taksi sürücülerini ayrı tutuyorsunuz. Sizce bu güzel erdemlere sahip sürücüler hala kaldı mı İstanbul’da?

    Evet Allaha şükür ki hâlâ varlar. Rastladığımda çok memnun oluyorum.

    KADIN BAŞINA TAKSİLERDE İŞİN NE? 

    İstanbul’da belli saatlerde taksi bulunmaması, sürücülerin müşteri ve mesafe seçmeleri ve anlattığınız diğer sorunlara çözüm nedir sizce? Sadece taksi sayısının artmasıyla tüm sorunlar çözülebilir mi? 

    Elbette çözülemez ama on yıldan beri nüfus çok fazla artarken taksi sayısının artmaması da başlı başına bir sorundur. Sürücülerin denetlenmeleri gerekiyor. Çift ücret isteyenlere, adres seçenlere, söz verip gelmeyenlere ceza verecek yerler olması da gerekiyor ama her işin başı, çocukluğumuzdaki eğitimden geçiyor.

    Her çocuk daha ana okulundayken dürüst, güvenilir ve nazik olmaya yönlendirilmeli. Kadın- erkek herkesin eşit olduğunu da öğrenmeli ki büyüdüğünde kadınları sömürülmeleri, istismar edilmeleri gerekenler olarak görmesin. Onun için de yuvadan itibaren kız ve erkek çocuklar karma sınıflarda birlikte okumalı.

    Birbirlerine alışmalı, kardeşlik duygusu içinde büyümeli ki ergenlik çağında kızlar onlara sadece bel altını hatırlatmasın. Yanlış davrananlara ceza kesecek olanlar da aynı terbiyeyi almış olmalı ki, kadın başına taksilerde işi neydi diye düşünmesinler. Çok yazacak şey var da yeri değil…bu kadarla yetineyim.

    BİNECEK TAKSİ BULAMAYABİLİRİM! 

    “Yaşlı müşterilerini ve özellikle de turistleri çeşitli yollarla dolandırmaya soyunan sürücülere yazıklar olsun” diyorsunuz. İmkanım olsa “Taksiii” kitabını İstanbul’daki tüm taksi duraklarına birer tane hediye etmek istedim. Belki okurlar ve birazcık kendilerine çeki düzen verirler. Ne dersiniz bir sosyal sorumluluk projesi gibi bu yapılabilir mi? 

    Vallahi çok iyi fikir. Yayıncımdan rica edeyim kaç taksi durağı varsa öğrensin, yollayalım bir tane de…önceden dediğim gibi bir daha binecek taksi bulamayabilirim. 

    Sizinle söyleşi yapmak her zamanki gibi harikaydı. Çok ama çok teşekkür ediyorum. Yeni yılınız kutlu olsun. Dilerim ki 2022’de Ayşe Kulin “Taksiii” diye seslendiğinde, güler yüzle ve saygıyla hemen duran ve sizi gideceğiniz yere götüren sürücülere rastlarsınız.

    Yorumun benim için değerli

    Please enter your comment!
    Please enter your name here

    Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.